Lazer Teknolojisi

Lazer teknolojisi son yıllarda çok önemli gelişim kaydetti bu sayede tıpta birçok alanda kullanılmaya başlandı.

Gelişmiş Diode Lazer Teknolojisi
Gelişmiş Diode Lazer Teknolojisi

Lazerler dermatolojik uygulamalarda oldukça geniş bir yelpazede uygulanmaya başlandı. Dermatolojik uygulamalarda lazerler kırışıklık tedavileri, kılcal damar tedavileri, leke tedavileri, doğumsal yüzeysel damarsal problemler, cilt gençleştirme, dövme silme, iz tedavileri ve istenmeyen vücut kıllarını temizleme gibi birçok uygulamada kullanılmaya başlandı. Kullanımının kolay ve işlem sonrası bakımın neredeyse gerekmediği bu uygulamalar hastalar ve hekimler tarafından sık tercih edilir hale geldi. Bu talep dermatolojik lazer endüstrisini beslemekte ve yeni cihazlar üretilmeye ve mevcut cihazlar geliştirilmeye devam etmektedir.

Lazerler savaş teknolojileri için geliştirilmiş cihazlar idi. Lazer doku etkileşimlerinin çözülmesi tıpta ve dermatoloji alanında kullanımına olanak sağladı.

Lazer bir güç kaynağı olup hekimin lazer hakkında detaylı bilgiye sahip olması gereklidir.

Lazer Teknolojisinin Gelişimi

·Lazer teori olarak 1917 yılında Albert Einstein tarafından öne sürülen kuantum fiziğinin bir parçası olarak gelişmeye başladı.

·1954 yılında Charles H.Townes ile James P.Gordon teoriyi başka bir boyuta taşıdı. 1960’da Theodore Maiman ilk lazer cihazı olan ruby lazerleri geliştirdi. 1961’de Javan tarafından Helium-Neon (HeNe)

Lazer, Johnson tarafından Neodymium: yttrium-aluminumgarnet

(Nd: YAG) Lazer, 1962’de Bennet tarafından Argon lazer geliştirildi.

  • 1964’de Patel tarafından Karbondioksit (CO2) Lazer geliştirildi.
  • Bu dönemlerde dermatolojik lazer alanındaki

Klinik çalışmalarıyla da Dr.Leon Goldman, çoğu otör tarafından lazer tıbbının babası olarak değerlendirildi.

Lazerin Tıbba Girişi

1983’de Anderson ve Parrish “selektif fototermolizis” Teorisini geliştirdiler

Bu gelişmelerin sonunda fonksiyonel yani tıbbi alanda kullanılan lazerler ortaya çıktı. Buradan da anlaşılacağı gibi 1960 tan beri lazer epilasyon yapan klinikler yoktur. Tam anlamı ile lazer epilasyon uygulamaları 1990 ların sonlarından itibaren başlamıştır.

LASER terimi aslında Light Amplification by the Stimulated Emission of Radiation kelimelerinin bas harflerinden oluşmuş bir kavramdır ve uyarılmış radyasyonun yoğunlaşmasıyla güçlendiril mis bir ışık demetini yansıtmaktadır.

Lazer epilasyon lazer ışınları üreten cihazlarla yapılmaktadır. Bu sistemler istenen bölgeye uygulanacak şekilde dizayn edilmiştir.

Tek atım yapan cihazlar üretilmiştir. Yani lazer atışları istenen alana tek tek atışlar şeklinde yapılmaktadır.

Lazer cihazları dalga boyundaki özelliklere göre nd:yag, diode, alexandrite olarak isimlendirilir. Bunlar epilasyon amaçlı kullanılan lazerlerdir. Bunların dışında da tıpta farklı dalga boylarında kullanılan birçok lazer sistemi bulunmaktadır. Bu lazer sistemleride farklı özelliklere sahiptir.

Lazer ışınlları kıllı deriye uygulandığında kıl köklerine ulaşır ve burada ciddi bir ısı enerjisi oluşturur. Bu ısınma epilasyon ile sonuçlanır.

Lazer Doku Etkileşimi

Lazer doku etkileşimini tam anlamı ile kavramak için Anderson ve arkadaşlarının 1983 yılında açıkladığı selektif fototermoliz teorisini kavramak gerekir. Bu teori tüm ışık ve lazer tedavilerinin temelini oluşturmuştur.

Lazer enerjisinin istenilen dokuda selektif yani seçici tahribat yapması istenen etkidir. Lazer enerjisi ile yok edilmek istenen oluşum örneğin genişlemiş kılcal damarlar, cilt lekeleri yada kıl kökü tahrip edilmeye çalışılır. Bunu yaparken çevresindeki doku korunmalı yan etki oluşmamalıdır.

Lazerin bu etkiyi tam anlamı ile yapabilmesi için şu özelliklere sahip olması tercih edilir

  1. tahrip edilmesi arzulanan doku ya da oluşuma yüksek oranda bağlanmalı absorbe edilmelidir
  2. tahrip edilecek hedefte istenen ya da yeterli enerji seviyesinde ulaşabilmelidir
  3. etrafdaki dokuda hasar yaratmayacak kadar hızla bu etkileri geçmelidir

işte bu özellikleri içeren lazer tipi tam anlamı ile istenen lazerdir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir